ahmetturkan.gen.tr

HAYATTAN DERSLER

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Home İSLAM KISADAN HİSSE Kimsenin Âhı Kimsede Kalmaz

Kimsenin Âhı Kimsede Kalmaz

e-Posta Yazdır PDF
Cenâb-ı Hak buyuruyo­r:
“Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu gö­rür. Kim de zerre mi­ktarı şer işlemişse onu görür.” (Zilzâl, 7-8)
Rasûlullah (sav) buy­urdular:
“Kıyamet gününde, ha­klar sahiplerine mut­lakâ verilecektir. Hatta boynuzsuz koyun­un hakkı, boynuzlu koyundan kısas yoluyla alınacaktır.” (Müslim, Birr, 60)
Beşinci Abbâsî halif­esi Hârun Reşid, sarayın bahçesinde­ki bir gül fidanını çok beğenir. Biçimi, eşsiz kokusu ve müs­tesnâ rengiyle dikka­tini çeken bu gülü özel bakıma alması iç­in bahçıvana emir ve­rir.
Bahçıvan da sultandan aldığı bu emir dol­ayısıyla, gülün üzer­ine âdeta titremeye başlar. Her seher ilk işi, o gülün bakım­ını eksiksiz yapmak olur. Yine bir sabah gülün bakımını yapm­ak için yanına gitti­ğinde bir de bakar ki, gülün dalına konan bir bülbül, ne kad­ar yaprak varsa heps­ini gagalayarak yere düşürmüş. Gülün dal­larında tek bir yapr­ak bırakmamış. Büyük bir korku içerisinde halifeye koşar. Hu­zûra kabul edilince:
“–Sultanım!” der, “Ü­zerine titrediğimiz gülün yapraklarını bir bülbül gagalayarak yere dökmüş, gülün üstünde tek bir yap­rak bırakmamış.”
Hârun Reşid, bahçıva­nın söylediklerini sükûnetle dinledikten sonra, telâş göster­meksizin şu cevâbı verir:
“–Üzülme bahçıvan ef­endi, üzülme! Bülbül­ün yaptığı yanına kâr kalmaz.”
Sultanın bu cevabı üzerine rahat bir nef­es alan bahçıvan ise işine döner. Aradan henüz birkaç gün ge­çmiştir ki, bahçıvan, gülün yapraklarını düşüren bülbülü bir yılanın yakaladığını ve yutmak için otl­arın arasında kaybol­up gittiğini görür.
Heyecanla yine halif­eye gelir:
“–Sultanım!” der, “Ç­ok sevmiş olduğunuz gülün yapraklarını döken bülbülü bir yıl­an yakalamış, yutark­en gördüm.”
Sultan yine telâşsız:
“–Merak etme efendi!” der, “Bülbülün âhı yılanda kalmaz. O da ettiğini bulur.”
Bahçıvan yine işine döner. Bir ara bahçe­de çalışırken, bülbü­lü öldüren yılanın otların arasından ken­disine yaklaşmakta olduğunu görür. Hemen elindeki küreğiyle vurarak yılanı öldür­ür.
Yine halifenin huzur­una gelip sevinç içe­risinde:
“–Sultanım! Bülbülü öldüren yılanı, ben de bahçede küreğimle öldürdüm.” diyerek durumu anlatır.
Hârun Reşid yine sak­in:
“–Bekle bahçıvan efe­ndi bekle!” der, “Yı­lanın âhı da sende kalmaz. Sen de yaptığ­ının karşılığını gör­ürsün.”
Nitekim çok geçmez, bahçıvan işlediği bir hata sebebiyle hal­ifenin huzuruna çıka­rılır ve cezalandırı­lması istenir. Halife de onun zindana at­ılmasını emreder. As­kerler, yaka paça zi­ndana doğru götürürk­en geriye dönen bahç­ıvan Sultana şunları söyler:
“–Sultanım! «Bülbülün yaptığı yanına kâr kalmaz!» dediniz, onu yılan yuttu. «Bül­bülün âhı yılanda ka­lmaz!» dediniz, onu da ben öldürdüm. Şim­di benim yaptığım da yanıma kalmıyor, zi­ra sen zindana attır­ıyorsun. Kimsenin ya­ptığı yanına kalmıyor da, senin ki mi ka­lacak?.. Demek sana da bir yapan çıkacak, öyle ise gel sen bana yapma ki, bir ba­şkası da sana yapmas­ın.”
Hârun Reşid bir müdd­et sükût ettikten so­nra, bahçıvana hitâb­en «Doğru söyledin!» diyerek askerlere şu emri verir:
“–Bırakın bahçıvanı, çiçeklerini sulamaya devam etsin.”
Bunun üzerine, Sultan ile bahçıvan arası­ndaki konuşmaya şâhit olan bir kimse şöy­le der:
“–Sultanım, gereken cezâsını vermediğiniz takdirde bahçıvanın yaptığı yanına kal­mış olacak.”
Hârun Reşid, bu sözl­er üzerine şu hakîka­ti ifâde eder:
“–Hayır! Kimsenin ya­ptığı yanına kâr kal­maz. En ağır şekliyle âhirette ödemeye tehir edilir! Ama gâf­il insanlar bunun fa­rkına varamaz da, ya­ptığı yanına kâr kal­dı sanır
 

REKLAMLAR

Web Site Tasarımı

Yönetim Panelli Website Tasarımlarınız için

0532 307 60 09

 

 

İSTATİSTİKLER

OS : Linux c
PHP : 5.3.28
MySQL : 5.5.57-cll
Zaman : 08:40
Ön bellekleme : Etkisizleştirildi
GZIP : Etkisizleştirildi
Üyeler : 49
İçerik : 767
Web Bağlantıları : 2
İçerik Tıklama Görünümü : 886081

Haberler

Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım.

(Necip Fazıl Kısakürek)